KIZIM OLMADAN ASLA

 

"Kızım Olmadan Asla" Betty Mahmoody'nin yaşadıklarına dayanarak yazdığı, 1987 tarihli otobiyografik bir kitaptır. Aynı adla 1991 yılında filme de uyarlanmıştır. Eser, Amerikalı bir kadının İranlı kocasıyla İran’a gidişini ve burada kızını da alarak kaçış mücadelesini anlatır. Betty Mahmoody, İranlı kocası Moody ile birlikte 1984’te iki haftalık bir tatil için İran’a gider. Ancak Moody, eşini Amerika’ya geri göndermeyeceğini açıklar ve onları İran'da zorla tutar. Betty, İran'daki şeriat yasaları, kadınların maruz kaldığı baskılar ve yabancı düşmanlığıyla karşı karşıya kalır. Bu süreçte asıl amacı, kızını da yanına alarak Amerika’ya dönmenin bir yolunu bulmaktır. Kitap, bu zorlu kaçış hikayesini anlatır. Filmde Betty Mahmoody’yi Sally Field canlandırır. Film, kitabın genel hatlarına sadık kalsa da dramatik öğeleri öne çıkarır. İzleyiciye İran’daki yaşam koşullarını Betty’nin gözünden gösterir. "Kızım Olmadan Asla", yalnızca bir annenin kızını kurtarma mücadelesi değil; aynı zamanda kültür, inanç ve bireysel özgürlüklerin çatıştığı bir arenada kadın olmanın ne anlama geldiğine dair sarsıcı bir anlatı. Mahmoody’nin hikâyesi, Batı ile Doğu arasındaki temel farklılıkların bir bireyin yaşamına nasıl acımasızca yansıyabileceğini gösteriyor. Bu çatışma yalnızca hukuki ya da toplumsal düzeyde değil; günlük yaşam pratiklerinde, kadın-erkek ilişkilerinde ve çocuk yetiştirme anlayışlarında da belirgin. Betty’nin İran’daki deneyimi, kadının bir birey olarak değil, ailenin ve toplumun bir uzantısı olarak görüldüğü yapının yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Bu noktada, kitap feminist literatürde sıklıkla şu soruyu gündeme getirir: Kadın olmak hangi koşullarda birey olmakla çelişir? “Kızım Olmadan Asla” yalnızca bir politik ya da kültürel anlatı değildir; aynı zamanda çok güçlü bir anne-kız bağı hikâyesidir. Betty, Mahtob'u geride bırakmayı hiçbir zaman düşünmez. Onun özgürlüğü, kızının özgürlüğüyle birlikte anlamlıdır.

Feminist teorisyenler açısından bu kitap, birkaç düzlemde okunabilir:

  1. Kadının Evlilikteki Konumu: Evlilik, kadın için bir güvenlik alanı olmaktan çıkıp, erkeğin güç uygulayabildiği bir araç haline geliyor.

  2. Bedenin Denetimi: Betty'nin özgürlüğü, hareketi, giysileri, hatta konuşması toplum tarafından kontrol altına alınır.

  3. Annelik ve Direniş: Anne olmak, Betty’ye güç veren bir rol olarak öne çıkar. Annelik burada pasif bir fedakârlık değil, aktif bir direniş biçimidir.

Bu yönleriyle kitap, kadınların ataerkil yapılara karşı verdiği mücadeleyi anlatmakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal normlara ve kültürel beklentilere karşı nasıl bir “bireysel devrim” gerçekleştirebileceklerinin de örneğini sunar.“Kızım Olmadan Asla”, kişisel bir trajedinin evrensel bir sembol haline gelmesini sağlamış bir eserdir. Betty Mahmoody'nin hikâyesi; kadın hakları, kültürel şiddet, annelik, göç ve özgürlük temaları üzerinden okunabilecek çok katmanlı bir yapı sunar. Ancak bu çok katmanlılık, eserin politik kullanımlarının da önünü açmıştır.

Kitap, bireysel düzlemde son derece güçlü bir anlatı sunarken; kültürel ve toplumsal temsiller düzeyinde tek taraflılık ve genellemeci bir bakış açısı içerdiği için dikkatli okunmalıdır. Bu kitap bana bir yandan anne olmanın gücünü ve kararlılığını gösterirken, diğer yandaan “kadın olmak” kavramının coğrafyaya ve kültüre göre nasıl sert şekilde farklılaştığını düşündürdü. Betty Mahmoody'nin yaşadıkları gerçekti ve korkunçtu. Ama aynı zamanda, bu anlatının başka kadınların sesini bastırıp bastırmadığını da sorgulamak gerek. Çünkü bir anlatı ne kadar doğru olursa olsun, diğer olasılıkları susturuyorsa, eksik kalır.

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *